Make your own free website on Tripod.com

Çanakkale Fenomeni

 Türkiye'nin en gizemli bölgelerinden biride Çanakkale Boğazı'nın yanında yer alan Çanakkale iliyle,Gelibolu Yarımadası ve eski Troya kentini kaplayan alandır.Yaklaşık İ.Ö.1100 yıllarında,bu bölgede,grek mitolojisinin Tanrıları ile Kahramanlarının sürekli olarak ortaya çıktıkları ve savaşan ölümlülerin çarpışmalarına katıldıkları efsanevi Troya savaşı yapılmıştı.İşte Troya savaşının kaderini tayin eden de,Tanrı denilen varlıkların,ya da daha ziyade,Yüce güçlerin temsilcilerinin ölümlü savaşçılara bu şekilde müdahale etmeleri olmuştur.Acaba Tanrılar ile Kahramanlar,yani Yüce varlıklar,doğrudan Agarta'dan gelmekte ve dış dünyaya,ökült bir tarzda korunan Troya girişinden mi çıkmaktaydılar?  İ.Ö.72 ylılnda,Romalı general Lucullus ve Pontus Kralı VI.Mithridates'in orduları Çanakkale yakınlarında karşı karşıya geldi VI.Mithridates tam Roma ordularına saldırmak üzereyken çok tuhaf bir olay meydana geldi.Birdenbire gökyüzü açıldı ve iki ordu arasına,gökten,parlak,gümüşi renkte, silindir biçiminde büyük bir obje indi.Bu fenomen iki orduyu şaşkın bir hale getirdi ve hareketsiz bıraktı.Sonuçta bu fenomen vasıtasıyla yukarıdaki bilinmeyen güçler,VI.Mithridates'in kaçması ve savaşı Lucullus'un kazanması yönünde bir müdahale ile tarihin çizgisini değiştirmişlerdir.

Bu olaydan yaklaşık 2000 yıl sonra aynı bölgede meydana gelen bir başka tuhaf olay yapılan savaşta tarafların kaderini tayin edici nitelilikte olmuştur.

Tarih 28 Ağustos 1915,Çanakkale savaşı sürmektedir.Sabah vaktiyle bir İngiliz alayı,Anafartalar'daki Suvla koyunda,60 no'lu tepe(kayacık ağılı) yakınlarında garip bir yer bulutuna girmiş ve bir daha hiç görülememiştir. Daha sonrada bu alayın kayıp olduğu rapor edilmişti.

Olayın tanıkları olan Sappers F.Reichard,R.Newnes ve J.Newman imzaladıkları bir raporda gördüklerini şu şekilde anlatıyorlardı:  ..Güneş doğduğunda hava gayet açıktı, görünürde tek bir bulut yoktu...Ancak 60 no'lu tepe üzerinde, ekmek biçiminde altı ya da sekiz adet bulut asılı duruyordu...Hepsi de aynı biçimdeydi.Saatte 7 ya da 8 Km.'lik bir hızla güneyden esen rüzgara rağmen bu bulutlar pozisyonlarını hiçbir şekilde ya da biçimde değiştirmedikleri gibi, rüzgarın etkisi altında da sürüklenmediler.Yerden 150 m. yukarıda yer alan gözlem noktamızda görüldüğü kadarıyla, yaklaşık 60 derecelik bir yükseklikte öylece asılı duruyorlardı.Bu bulut gurubunun tam altına rastlayan yerde, arazi üzerinde, aynı biçimde olan ve sabit duran, yaklaşık 250 m. uzunluğunda, 60 m. yüksekliğinde ve 60 m. genişliğinde bir bulut bulunuyordu.Bu bulut tamamen yoğundu ve hemen hemen katı bir madde yapısında görünüyordu...Tüm bunlar yerdeki bulutun 2500 m. kadar güneybatısında,Rododendron dağı burnu üzerindeki siperlerimizde yerleşmiş bulunan NZE 1. Sahra bölüğünün 3. Takımının 22 askeri tarafından gözlemlenmişti.Gözlem noktamız 60 no'lu tepeye 980 m. kadar yukarıdan bakıyordu.Sonrada anlaşıldığına göre, bu tuhaf bulut kuru bir dere yatağının ya da çökmüş bir yolun (Kayacık Dere) üzerinde bulunuyordu ve arazi üzerinde böylece dururken yanları ile uçları mükemmel bir şekilde görebiliyorduk.Öteki bulutlar gibi açık gri renkteydi...Daha sonra, birkaç yüz kişiden oluşan İngiliz alayı First Forth Norfolk 'un bu çökmüş yol ya da dere boyunca 60 no'lu tepeye doğru ilerlediğini fark ettik.60 no'lu tepe üzerindeki birlikleri takviye etmeye doğru gidiyor gibiydiler.Ancak, söz konusu buluta ulaştıklarında , hiçbir tereddüt göstermeksizin doğrudan bulutun içerisine ilerlediler.Sonunda 60 no'lu tepe üzerinde yayılarak savaşmak üzere hiç kimse ortaya çıkmadı.Bir saat sonra,yürüyüş kolundaki son erler de bulutun içerisinde kaybolduktan sonra. aynı bulut, gayet rahat bir şekilde yerden yükseldi ve herhangi bir bulut ya da sis gibi,yavaşça hareketlenerek,raporun başında değindiğimiz diğer bulutların yanına katıldı.Tüm bu süre boyunca bu bulut grubu aynı yerde asılı olarak kalmıştı ve o tuhaf yer bulutu onlara katılır katılmaz hepsi birlikte kuzeye, yani Trakya'ya doğru ilerlemeye başladılar.birkaç  dakika sonra gözden kaybolmuşlardı." "Söz konusu alay kayıp ya da yok edilmiş olarak bildirildi.İngiltere, Türkiye'den bu alayın geri verilmesini istediğinde, Türkiye, bu alayı ne esir aldığını, ne temas ettiğini ve ne de böyle bir alayın varlığından haberi olmadığını belirten bir yanıt vermişti. 1914-1918 yılları arasında bir İngiliz alayı 800 ile 4000 kişi arasında oynayan bir güçten oluşurdu.Bu olayı gözlemlemiş olan bizler,Türkiye'nin söz konusu Alayı hiçbir zaman esir almadığını ve ya da temas etmediğini teyit ederiz" Charles Berlitz, bu olayı "özel manyetik alanların ya da sismik fayların yahut her ikisinin birden bulunduğu yerlerin civarında, bilinmeyen varlıkların, müdahaleleri" nin söz konusu olabileceğini gösterdiği için ,ilginç bulmaktadır.Charles Berlitz, bu sözleri ile Çanakkale Boğazı civarındaki gizemli bir bölgenin varlığına da işaret etmektedir.Araştırmacı Robin Collyns, aynı konuyu işlediği bir yazısında, John Hargrave'in "Suvla Koyu" çıkartmasına ilişkin olarak yaptığı bir açıklamayı aktarırken ;"21 Ağustos 1915 tarihinde, birkaç tabur, pusula ibresinin aşırı derecede kuzeye doğru sapmasından dolayı bu alanda yönlerini kaybetti" demektedir.Collyns, olaya yol açan garip bulutların, aslında .İngiliz alayını kaçıran ve manyetik düzensizliklere yol açan uzay gemileri, yani UFOlar olup olmadıklarını sormaktadır.Bu konudan olmak üzere, dikkat edilmesi gereken bir diğer noktada , yeraltı dünyasına açılan kadim girişin bu bölgedeki mevcudiyetidir.

Belki tüm Alay da,Collyns'in kuşkulandığı gibi, aynı şekilde bir UFO'ya nakledilmiştir.Acaba bu buluta girdiklerinde Demateryalize olup, sonra UFO'nun içinde materyalize mi olmuşlardı.Bu bir tür ışınlanma vakası olabilirdi.fakat olaydan sonra bu bulutun dağılmayıp,tuhaf şekilli diğer bulutlara katılmış olması ve bunları hepsinin Tekirdağ'a doğru hareketlenmesi,bulutun kendisinin bir Ufo olması ihtimalini kuvvetlendirmektedir.Ufolojik literatürde. bulut görünümünde olan UFO'lara ilişkin gözlemlere sık sık rastlanmaktadır.Muamma dolu Çanakkale bölgesi görünüşe göre manyetik kökenli olan düzensizliklerin meydana gelişine paralel olarak yoğun bir Ufo faaliyetinin de gözlemlendiği diğer gizemli bölgelerin kesişme noktasını oluşturuyor gibi gözükmektedir. 

Ana Sayfa